Gör Artık Kendini

Büyük bir çabanın içerisindeyim, büyük bir çaba hem de. Aşka düşüş, derin bir boşluk. Tarif edilen gibi göğüs kafesinden aşağıya doğru uzayan giden bir boşluk… Bu boşluğun içinde düşüp duruyorsun, tek yaptığım bu. İşin garip yanı, bu sadece insanlar için geçerli değil. Mesela geçen gün bir kediye âşık oldum. Gözleri çok güzeldi, çenesine doğru inen o tüyler… Yahut şu evimin karşısındaki dut ağacı! Görkemlice dalları gökyüzüne ulaşıyor ve bazı dalların şekilleri sanki kavuşma arzusuyla yanıp tutuşuyor. Siz bir de Münevver’i görmeliydiniz. Bakışları, süzülüşü ve kokusu… Aslında bunların hepsi benim anlamlandırmalarım yani Münevver’in bakışlarından çıkardığım mana ya da hissettiğim koku ile ağacın yanıp tutuşma arzusu aynı, benzer. Hepsi bizlerin yorumu ama peki ya gerçek manayı birinde bulabiliyorsak? İşte ben buna inanıp kendimi tüketiyorum sürekli. Ne zaman aşka düşsem, düştüğüm şahısın yanında konuşmak istemiyorum. Öylece duralım. Onun çemberi ve benim çemberim sarsın sarmalasın birbirimizi. Tabii benim de yaşadığım topraklardaki çoğunluk insan gibi karşı cinsiyetime karşı bazı arzularım olmuyor değil. Bir de onları gerçekleştirebilsek, çarşaf değiştirsek mesela. Hiçbir anlamı olmadan, nedensizce yapsak bunu. Birbirimizin kokusuna uyum sağlamamak için de yapsak bunu zaman zaman. Eğer birbirimizin kokusuna alışırsak, duyumsayamazsak bir daha birbirimizi diye endişe etsek. O dans etse ve ben izlesem ya da ne bileyim duvarları karalasak sebepsiz yere. Sonra bu duvar katliamından utansak ve başımız eğik gezsek bir süre. Çünkü birçok aşık göğe bakmak arzusuyla yanıp tutuşuyor fakat yere baksak, yeryüzünde kalsak. Ayaklarımızın üstünde durup birbirimize dokunsak. Ayaklarımızın altından ortak köklerimizi toprağa sapladıktan sonra düşünce ile zihin gücü ile gök yüzüne de ulaşmak isteyebiliriz. Eğer gök yüzünün üstünde durursak, bu sefer daha başka bir yere başımızı kaldırma ihtiacı duyacağız ve bu sonu gelmez gaye durduğumuz yeri unutturacak. Göremez, bilemez bir hale gelebiliriz. Bulunduğun yerin altını seversen, ayağının bastığı yere. Çünkü ben çoğu kez gördüm gök yüzüne bakarken göremeyen insanları ve ezdikleri o küçük koca dünyaları. Fakat dediğim gibi, hissettiğim bu arzu sadece bir çaba. Ulaşamayacağım, öyle inanıyorum. Belki bir gün bulurum. Belki de şimdi. Tek yapmam gereken sadece görmek kendimi, ağacı, kediyi.

Yayınlayan

Şark Beyfendisi

sarkbeyfendisi@yahoo.com 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s