ankara

zafer elbette bizim olacak, sen şimdilik
ekmeğin fiyatından haber ver
bu uçsuz bucaksız yolu neden teptiğinden
sahi
geldiğim yerde de böyleydi gökyüzü
şehirlerin alamet-i farikasını gebertip geldim ben
üstümdeki kanlı gömleği boş verip
nerede soluklanalım ondan haber ver
denizlerden bahset mesela gökyüzü neden mavi
alnındaki kara lekeyi
başka bir şehirde bırakırız
dönerken
otobüs camının yansımasından
birbirimize bakarız
sana hiç gitmediğim o yerden bahsedemem
ama hep üstümde taşırım
bu yükü beraber çekmekten değil de
nerede oturabiliriz ondan haber ver
öyle bir şey anlat ki bana, tüm işçiler adına
gündelik sıkıntılar hafif kalsın
gerçi biz
sigara paketini arka cepte taşıyıp
ezilmesine karşı koyamazdık
cepli gömleklerin demode olduğundan bahset ki
utancımızı bize hatırlatsın
yıldızlardan bahset biraz
nasıl oluyor da ellerinin oraya uzanabileceğini düşündüğümden
bırakalım büyük hayalleri başkaları kursun
belki de böylece,
koşmamak için düşmeyi öğretiyorsun
ankara’dan bahset bana
griliğinin nasıl beyaza dönüştüğünden
meteoroloji müdürlüğünü boşver sevgilim
sen bana yakacak kitabımız kaldı mı ondan haber ver.