[İyi sabahlar. Bugün davulumuzla bir şeyler tıngırdatıyorduk. Sonra sözcüklere döktük. Böyle söz’cükler çıkarttık. Bunları da DünyaDerviz’imiz de paylaşalım dedik. Umarım, okurken keyif alırsınız.]

Gün doğar şafaktan
Gül ağlar bu aşktan
Yine ay doğar şafaktan
Gün dolanır yavaştan

Surum, suretim, canım benim
Güzelliğin ben bilirim
Sensiz bu ömre ziyan derim
Surum suretim canım benim

Güzelliğinden canım
Su susuz, toprak ahlar açar

Ah canım, bir canım, gülizarım
Güzelliğini bir bilirim

Od yanar, gül içre
Bu bahçanın gülü nerde
Od yanar, aşk içre
Bu bahçanın piri nerde

Bilmez idim gerçek kimde
Gördüm ben senin gözünde
Şemsi vuslat bilmez oldu
Gül şavkına gelmez oldu
Bir gazel için ahlar doldu
Bu badenin mülkü nerde

Ah canım, bir canım, gülizarım
Seni görende bahtiyarım

Bu handa gazel doğdu
Bir güzele lütfü doldu
Nice gül için vakit oldu
Vuslat vakti Yakub oldu

Ah, canım, bir canım, gülizarım
Seni gören de bahtiyarım

Aşk elinden içtik bade
Hasan kıldık şerbet diye
Bu sahrayı sevdik niye
Sahranın mülkü sende

Ah canım, bir canım, gülizarım
Seni görende bahtiyarım

Nice dağları arşınladık
Bu meltemi arzuladık
Aşkı kuyuda aradık
Bilmedik yusuf nerde

Ah canım, bir canım, gülizarım
Seni görende bahtiyarım